Yönetmenlerimizin Gözünden Gelecek Tasvirleri…

En büyük problemimiz ‘büyük ağ’ Durul Taylan: Sinemamızın geleceğiyle ilgili ahkâm kesmek istemiyorum, sadece bu konuyla ilgili pozitif ve negatif hislerim var. Çeşitlilik çok arttı, sinemayla ilgili yeni fikirler...
Derviş Zaim Türk Sinema Yönetmeni

En büyük problemimiz ‘büyük ağ’

Durul Taylan Türk Sinema Yönetmeni

Durul Taylan:
Sinemamızın geleceğiyle ilgili ahkâm kesmek istemiyorum, sadece bu konuyla ilgili pozitif ve negatif hislerim var. Çeşitlilik çok arttı, sinemayla ilgili yeni fikirler kendine daha çok ifade alanı buluyor artık, dijital sinemanın görsellik kapasitesi çok daha ucuz filmlere imkân veriyor, Türkiye sineması teknolojik fırsatları iyi değerlendiriyor bence. Gelgelelim kötü alametler de var. Nefes almayı giderek zorlaştıran bir siyasal iklim içindeyiz, hiçbir politik art niyet olmadan söylenen bir sözle insanlar etiketleniyor; bu tür şeyler sanatın en tehlikeli düşmanını sahaya sürüyor; otosansürü… Son olarak; her şeye bulaşan, kontrol etmek isteyen, sadece bizim değil tüm dünyayı içine alarak her yeri aynı yer yapmak isteyen ‘büyük ağ’ büyük problem. ‘Emek’ için direnen insanların söylemek istedikleri şey bu aslında, yoksa salonumuz yukarı ‘move’ edildi bile.

En büyük eksiklikhayal gücü

Onur Ünlü Türk Sinema Yönetmeni
Onur Ünlü:
Bugün Türkiye’de yapılan sinemanın en büyük eksiği hayal gücüdür… Sinemacılarımız hayal güçlerine daha fazla güvendikçe sinemamızın özgünlüğü de artacak gibi duruyor. Çünkü bir diğer temel sorunu da özgünlük sorunudur. İyi film kıstaslarının son derece dar bir alana sıkıştırılması bugün için özellikle genç sinemacılar açısından büyük bir engeldir. Fakat hayal gücü bu engeli aşmak konusunda da yardımcı olacaktır. Hayal gücünü kullanmak için hayal etmek gerekir!

Umut da var sorunlar da…

Yavuz Turgul Türk Sinema Yönetmeni
Yavuz Turgul:
Sosyal medyadaki hareket, dijital gelişme ve yeni icatlar, teknolojinin ucuzlaması, daha çok yönetmenin ve oyuncunun ilk filmlerini yapmasına yol açacak. Cep telefonlarıyla film çekecekler. Yeni trendler oluşacak. Sinema, salondan evlere doğru bir evrilme yaşayacak. Sosyal medyada isim yapıp bunu sinemaya taşımak isteyen hevesliler çoğalacak. Festival merakı elbette had safhada olacak.
Amaaaa…
Türkiye sinemasının sektörleşme, kurumlaşma sorununun daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyorum. Yeşilçam düzeyine gelmesi bile çok zaman alacak.

İki damarın kültür savaşlarıyla imtihanı

Derviş Zaim Türk Sinema Yönetmeni
Derviş Zaim:
Türkiye Sineması iki damardan akmaya devam edecek. Maddi bakımdan daha güçlü olan ‘anaakım damar’ için gişe başarısı temel olacak. Finansman, yapım, dağıtım, gösterim alanlarından geçmişle kıyaslanamayacak kadar büyüme eğilimlerinin de gündeme gelmesiyle bu damar, ülke içinde, Türkiye Sineması’nın en görünen, dominant tarafı olmaya devam edecek. ‘Anaakım kulvar’ eğer esin kaynağı olan Amerikan tarzını, yerel ve yakın coğrafyanın ögeleriyle daha fazla harmanlamayı başarırsa daha fazla yurtdışı görünürlüğüne sahip olabilir. İkinci damarıysa ‘anakım Türkiye sineması’ dışında kalan ama onun kıyısında ve onunla yan yana yaşayarak hayatını sürdürmeye çalışan gruptaki sinemacılar teşkil edecek. Bu grubun renkleri, çeşitliliği grup içi farklılıkları önümüzdeki dönemde artacak olsa bile finansman, üretim, dağıtım bakımından oldukça cılız kalacaklarını, festival bazlı bir motivasyonla hareket edeceklerini söyleyebiliriz. Eğer bu gruptakiler devletle olan ilişkilerini sistematik, diri, sürekli hale getirmeyi başarır; özel sektörle yurtdışı finansman, ortaklık, dağıtım, satış imkânlarını sürekli ve işler halde tutarlarsa hayatlarını sürdürebileceklerdir. Öte yandan bu iki grup arasındaki ara bölgede yer almayı seçen bazı sinemacıların; hem seyirci, hem de festivalleri ikna etmeyi deneyeceklerini düşünüyorum. Önümüzdeki dönemin büyük gerilim ve çatışmalarının başka alanların yanı sıra kültür alanında olacağını naçizane düşünüyorum. Bu savaşın en önemli muharebeleri sinema alanında olacağa benziyor. Her iki damar (ve ara bölgedeki üçüncü damar) da az ya da çok bu kültür savaşlarından etkilenecek. Bu manada olayları tayin edici faktörlerden en önemlisinin devletin yapısı ve devletin toplumla muhtemel ilişkilerinin niteliği, seyri olacağa benziyor.

Akıllı, cin gibi yapımcıların ortak bir eylemle yeni Türkiye sinemasının temellerini atmaları, doğru bir ticari zihniyeti oluşturmaları ‘hem seyirciye ulaşan hem de yüksek kalitede düzeyli’ filmler üretmeleri orta ve uzun vadede bana gerçekleşecek gibi gelmiyor. İnşallah yanılırım.

Çağ sinemanın!

Reha Erdem Türk Sinema Yönetmeni

Reha Erdem:
Ben sinema sanatının geleceğini genel olarak çok parlak görüyorum. Yeni bir çağa girmekteyiz, adına ‘dijital’ diyebileceğimiz bu çağ biyolojiden enformatiğe, elektroniğe, sağlığa, sanata vs.’ye kadar yaşamın her birimini adına devrim diyebileceğimiz bir kesinlikte yeniden şekillendiriyor. Henüz ilk büyük sonuçlarını tatmış değiliz. Biraz da şaşkın bir şekilde ayağımızın altından kayıp gidenlerle yeni gelenlerin çekici şehveti arasında ‘kaymaya’ başladık bile. Bu yeniçağın sinemaya ilk büyük hediyesi büyük bir demokratikleşme. Bilgi ve teknik artık kimsenin tekelinde değil. Yani sinema tarihinin önemli bir filmine birkaç dakikada ulaşıp, çok basit bir kamerayla ‘HD’ görüntü yaratmak, sesin bütün varyasyonlarıyla küçük bir bilgisayarda oynayıp, tümünü yine aynı bilgisayarda ‘montajlama’ imkânına sahibiz. Yaptığımızı da anında dünyanın her yerine, istediğimiz kadar insana ulaştırabiliriz. Önemli olan bu yeniliğin içinde yenilenmek, bu yenilikle ‘kaymak’. Bakın ülkemizde 20 yıl önceki seyirci kalitesiyle bugünkü arasında büyük umut verici bir fark var. Evet bu niceliğe yansımıyor, evet eski alıştığımız ‘Salon/gösterim’ tipleri artık yok ya da yok oluyor, evet bu yeni çağın ‘Tektipleştirme’ tehlikesi büyük vs. Ama olsun, ‘Tektipleşmemeyi becerme’nin de en büyük imkânları bu çağda! Çağ; sinemanın, (ve de inşallah) aklını ruhunu yeniliklere açan özgür, vicdanlı, cesur insanların çağı!

İyi film kıstaslarının dar bir alana sıkıştırılması özellikle genç sinemacılar açısından büyük bir engel
Onur Ünlü

Hollywood, ‘İyi film az izlenir abicilik’i yıllar evvel çözdü. Bizde neden çözülmesin?
Cem Yılmaz

Cep telefonlarıyla film çekecekler. Sinema, salondan evlere doğru bir evrilme yaşayacak.
Yavuz Turgul

Sinemaseverin göz hakkına destek!

Cem Yılmaz Türk Sinema Yönetmeni
Cem Yılmaz:
Ben elbette seyirci olarak kalabalıklaşmayı çok önemsiyorum. Ama bu kamyon kamyon doluşturulup sinemalara ‘seyirci’ taşıyarak olmasın diliyorum. İnsanlar severek, seçerek, filmleri önemseyerek gelip izlesin istiyorum. “İyi film az izlenir abicilik” yıllar evvel Hollywood’da çözülmüş bir meseleydi, neden bizde de çözülmesin. Eh tabii içerik ne olacak; ben içeriğin eksikliğinden çok cesaretin ve çeşitliliğin ve de deneylerin azlığından şikâyetçiyim. Bugün sanırım hem eğlence sinemamız hem ‘Arthouse’ pek risk almamayı yol edinmiş… İki dünya da kendine ait formüllerin dışına çıkmayı, deney yapmayı sanırım göze almıyor… İkisinin de iyi, ikisinin de basmakalıp örnekleri var. Tuhaftır eğlence sinemamızın ve ‘Arthouse sinemamız’ın kamera arkalarına bir bakın, aynı isimleri göreceksiniz. Bu ayrı gayrı olmadığının, dertlerin de olumlulukların da ortak olduğunu gösteriyor. Umutluyum… En yakın gelecekte vizyona girmekte eğlence sinemasıyla mücadeleye zorlanmaması için ‘Arthouse işler’e salon bulmada, bir küçük pozitif ayırımcılık yapılmasını bekleyebilirim.
O da sinemaseverin göz hakkı:)
Verilmeli diye düşünüyorum..

image_pdfPDFimage_printYazdır
Kategoriler
Kültür&SanatSinema

Benzer Konular

  • Hrdy’nin teorisi Bickerton’un Âdem’le

    Dilin doğuşu ve Havva’nın dili

    Dil insanın duygu ve düşünce dünyasının bir etkinliğidir. İnsanlarda dil, kültür ve biyolojinin ortaklığında, insansıların gelişiminde farklı işlevler üstlenmiş bir dizi genin etkileşiminden doğdu. Ancak dilin ortaya çıkışı ile...
  • 2392351_810x458

    Kızıl Ordu Korosu İstanbul’da konser verdi

    Topluluk, Türkiye-Rusya Kültür ve Turizm Yılı” başlıklı etkinlik çerçevesinde “Cemal Reşit” konser salonunda etkinlik gerçekleştirildi. 120 üyeli topluluğun konser programı 2 saat sürdü. Kuruluşunun 91’inci yıldönümünü kutlayan Vyacheslav Chernogorov,...
  • Neill-Blomkamp’ın-yeni-projesi-‘Elysium’

    Elysium

    Düşük bütçeli ‘District 9’ ile tanınan yönetmen Neill Blomkamp’ın yeni projesi ‘Elysium’ yine uzak bir gelecekte geçen ama bu kez ünlü oyuncuları, şahane çekimleri ve yüksek bütçesiyle dikkat çeken...
  • Fantastik Bir Dünyada Yaşıyoruz Netekim

    Fantastik Bir Dünyada Yaşıyoruz Netekim!

    Son aylarda yaşananlara bakıp da “Neler oluyor yahu?” demeyin. İşte size büyük devlet sırrı ve asıl vizyon belgemiz: Philip K. Dick’ten ‘Azınlık Raporu’. Bu yazıya iki alıntıyla başlamak lazım…...