Waldorf pedagojisine göre çocuk nasıl yetiştirilmelidir?

Nasıl har gül tohumu içinde gül olma çağrısı taşıyorsa, bizler de her birimiz özümüzde özgür bir ruh olma çağrısı taşıyoruz. Rudolt Steiner (1861- 1925 Waldorf metodunun kurucusu) Bu ay...
Waldorf pedagojisine göre çocuk nasıl yetiştirilmelidir

Nasıl har gül tohumu içinde gül olma çağrısı taşıyorsa, bizler de her birimiz özümüzde özgür bir ruh olma çağrısı taşıyoruz. Rudolt Steiner (1861- 1925 Waldorf metodunun kurucusu)

Bu ay yine okumaktan çok keyif alacağınızı düşündüğüm bir isimle sohbet ettik.

Sevgili Ursula geçtiğimiz ay İstanbul’a geldi, seminerde birlikteydik sonrasında da engin bilgilerini siz değerli okuyucularımızla buluşturmak istedim. Ursula Middelkamp, Almanya Dortmund’da Eğitim ve Danışmanlık Enstitüsü’nde (Institu für Bildung Beratung) Waldorf Oyun Grubu ve Waldorf Eğitmeni yetiştirme gibi konularda eğitimci eğitimleri veriyor. Aynı zamanda dünyadaki çeşitli Waldorf okullarını geziyor, gözlem yapıyor ve seminerler veriyor,

dinamikanne: Sevgili Ursula, seni kısaca tanıyabilir miyiz?

U. M: 30 yılı aşkın süredir yetişkin eğitimi ile anaokullarındaki öğretmenlerle çalışıyorum. Şu an Kore, Gazze gibi dünyanın farklı yerlerinde anaokulu öğretmenleri ile birlikte çalışmalar Waldorf okullarıyapıyorum. 4 yılı aşkın süredir de Türkiye’deyim. 3 yetişkin çocuğum ve 4 torunum var.

dinamikanne: Waldof pedagojisi ile yolun nasıl kesişti?

U. M: İlketapta Waldof annelerinden biri oldum. Daha sonra Waldorf tekniklerinin o kadar etkilendim ki, bu ekolu devam ettirmek üzere öğretmen olmaya karar verdim. İngiltere’ye gidip eğitim aldım. 5 yılı aşkındır da eğitim veriyorum.

dinamikanne: Çocuklarınız neler yapıyorlar?

U. M: En büyük oğlum Almanya’daki bir üniversitede müzikve tekniğinin birleştiği Tonmeister profesörlüğü yapıyor. Kızım İsviçre’de yaşıyor ve İngilizce alanında PHD’si var. En küçük oğlum ise Matematik okudu.

dinamikanne: Waldorf ekolü ile büyüyen çocukların ortak özellikleri nelerdir?

U. M: Çok sosyaller, her şarta ayak uydurabilen çocuklar olarak büyüyorlar. Birçok sanat dalını algılayabiliyor ve de hayatlarına dahil edebiliyorlar.

dinamikanne: Anne olduktan sonra çocuklar için hep en iyisini istiyoruz. Bazen de hep iyisini aramaktan anı kaçırıyoruz. Bebeğim müzik dersi almalı, jimnastiğe götürmeliyim, eyvah bale saati yüzme dersi ile çakışıyor paniği içinde bir sürü anne gözlemliyorum. Küçücük çocukların çok fazla aktiviteye katılmasını nasıl değerlendiriyorsun?

U.M: Bu aktivitelerin çok önemli olduğunu düşünüyorum ancak hangi gelişim safhasında bu aktivitelere katılacağı iyi belirlenmeli. Vaktinden önce başlanan aktiviteler, çocuğun gelişiminde büyük yaralar açabilir. Her aktivite her yaşa uygun değil.

dinamikanne: Bir kaç spesifik soru sormak istiyorum. Mesela anneler 6 aya kadar olan dönemi nasıl geçirmeli?

U. M: Türkiye güneşli bir ülke. Yürüyüş için dışarı çıkarılabilir. Sessiz yerler seçilmeli ve bebekleri ile sakin zaman geçirmeliler. Başka hiçbir şeye bakmamalılar, Diğeryandan bebekler ile bebekçe kelimeler ile değil yetişkin gibi konuşmalılar. Çocuklar model alarak ve taklit ederek öğrenirler, bu nedenle yetişkinlerin konuşma şekli çok önemlidir,

dinamikanne: Peki ya 2 yaş dönemi?

U. M: Öncelikle çocuğunuzun pedagojide ‘benim’diye tabir ettiğimiz dönemde olduğunu söylebiliriz. Ona paylaşım duygusunu zorlayarak vermemelisiniz. Aileler birlikte vakit geçirmeli. Çocuklar bu yaşta oyuncakları paylaşamaz. O yüzden anne olarak, çocuğunuzu oyun gruplarında buna zorlamayın. Çocuğun bu yaş dönemine, ‘bağlanma’ dönemi denir. Bu dönemde arkadaş çevresinde sadece 1 kişiye bağlanmasını öneriyoruz.

dinamikanne: Özellikle dışarıda yetişkinler çok zor durumda kalabiliyor. Mesela çocuk kendisini yere atıyor ya da yemeğini yemiyor, ne yapmak lazım?

U. M: Çocukların çok fazla arzulan oluyor. Siz anne ve baba rolünüzle çocuğunuza davranmalısınız ve onu gerekli noktalarda durdurmalısınız. Mesela çocuğunuz parkta oynuyor ve sizinle eve gelmek istemiyor. Elinden tutun ve sizinle gelmesini sağlayın ağlasın ya da ağlamasın ne yaparsa yapsın. Çocuğunuz yemek yemek istemiyorsa, zorlamayın ve birlikte yemek yiyeceğiniz zamana kadar bekleyin. Eğer çocuğunuz yemek yemiyorsa ya da tabağını yere atıyorsa, onu hemen durdurun. Çünkü kötü davranışlar alışkanlık yapar, bu yüzden hemen müdahala edilip durdurulmalı. Yemeğini yere attıktan sonra asla ve asla “Başka yemek ister misin?’’ diye sormayın ya da önüne koymayın. Siz elinizden gelenin en iyisini yaptınız. Çok güzel bir yemek pişirdiniz, sofrayı kurdunuz. Onlar sadece isteklerini yerine getirmek istiyorlar. 1 ya da 2 defa yemek yemezse çocuğunuza kötü oir şey olmaz. Yemek konusu çok hassas ve bu konuda onu iyi eğitip anlatmalısınız.

dinamikanne: Uyku meselesine gelelim. Uyku düzeni nasıl olmalı?

U. M: Bu çokönemli bir soru. Çocuğunuzun sağlıklı ve rahat öğrenebilmesi için bir ritme ihtiyacı vardır. Çocuğunuzun gün içinde temiz hava alıp, yeterli miktarda hareket ettiğine emin olun. Dişlerini fırçalasın, pijamasını giysin ve hep aynı saatte ona iyi geceler dileyin, Şarkı söyleyin ya da kitap okuyun. Böylece bu ritm ile uykuya geçmesinin çok daha kolay olduğunu göreceksiniz.

dinamikanne: Bir konu var ki sormaya çekiniyorum. Birlikte uyuma meselesi hakkında ne düşünüyorsun? Ben çalışan bir anneyim ve bebeğimi çok az görüyorum bu nedenle de bizim yatağımızda hepimiz birlikte uyuyoruz. Bu doğru bir şey mi?

U. M: Burada kesin bir kural yok. içinizden ne geliyorsa onu yapmanız en doğrusu. Ona bu konuda zaman tanıyın. Bir gün gelecek ve yanınızda yatmak istemeyecektir. Buna kesinlikle eminim. Geceleri bazen sizin yanınıza gelebilir. O zaman yanınıza alın. Amatabiki de çok büyüklerse kendi yataklarında uyumalılar. Küçükken bunu bir kural haline getirmeyin, kendi oluruna bırakın.

dinamikanne:Oyun grupları ne kadar önemli?

U. M: Siz çocuğunuzla beraber o grupta yer almaktan hoşlanıyor musunuz diye bir düşünün. Çünkü oyun grupları anneler için de çok faydalıdır. Çocuklar birbiriyle tanışır ve sosyalleşmeyi öğrenir, bu da gelişimi için çok kıymetlidir. Oyun gruplarında sakin bir ritm ile olmalıdır.

dinamikanne: Kreş yaşı kaç olmalıdır?

U. M: Anneler anaokulunda bulunmaz ve bu yüzden oyun gruplarından daha farklıdır. En uygun yaş 3 yaş ve sonrasıdır. Bundan öncesi çocukların kendi aralarında beraber oynaması için çökerken. Anneler bu aşamada kendilerini kötü hissetmemeli ve çocuğunun başka çocuklarla annesinin müdahalesi olmadan birçok şey öğreneceğinin farkında olmalıdır.

dinamikanne: Annelerin en çok merak ettiği sorulardan birine gelelim. Çocukların Tv izlemesi sakıncalı mıdır?

U. M: Bu konuda aslında tek bir cümle söylenebilir: “Eğer çocuğunuzu mahvetmek istiyorsanız onu TV’nin önüne koyun.” Sağlıklı bir çocuk hareket eden ve keşfeden çocuktur.

TV karşısındaki çocuk uykulu, mahmur ve tembel yetişir. Lütfen TV’yi kapatın, çocuğunuza iyi birşeyyapın. Televizyon gerçekdünya değildir, çocuk gerçek dünya içinde yaşamalıdır. Çocuğun kendisine ait oyun alanı olmalıdır ve tüm oyuncaklarına rahatça erişebilmelidir.

dinamikanne: Waldorf Okulları’nda nasıl bir standart var?

Waldorf Okulları, dünyanın her yerinde hemen hemen aynıdır. Çocuğun gelişimine önem verir. Dünyanın neresinde olursanız olun; ister Güney Afrika’da, ister İzlanda’da 3 yaşına kadar tüm çocuklar hemen hemen aynı ritim ile yetişir. Okullar ülkenin kendi geleneklerine göre şekillenir. Her yerde ritim vardır ve ritim konusunda kendimizi daha çok eğitmeliyiz, Dünyanın neresinde olursak olalım Waldorf Okulları’nda öncelikle ritmi öğretiyoruz. Diğer yandan her şey doğal malzemeden yapılıyor. Yuvaya; ahşaplar, ipekler, keçeler hakim. Oyuncaklar da bu malzemelerden yapılıyor. Dortmund’da 7 tane çok büyük Waldorf okulumuz var. Herbirinde yaklaşık 700-800 aile eğitim görüyor.

dinamikanne: Ne kadar yüksek bir sayı. Ben burada daha küçük bir grubu gözlemledim ve bu kadar kalabalık bir okulun nasıl olacağını doğrusu çok merak ettim.

U. M: O halde Dortmund’a bekleriz.

dinamikanne: Çok teşekkürler değerli davetin için

image_pdfPDFimage_printYazdır
Kategoriler
Anne-ÇocukRöportaj

Benzer Konular

  • Yeni Yol Arkadaşlarımız

    Yeni Yol Arkadaşlarımız

    Benim asistanlarım var çocuğumu büyütürken bana destek olan. Bu asistanlarımdan 5 yaşında olan kız 6 yaşında olan ise erkek. Yeğenlerim anne olduktan sonra bana yol gösteriyorlar. Vaktiyle bol bol...
  • Hafızası güçlü çocuklar

    Hafızası güçlü çocuklar (7-8 yaş)

    Okulda bırakılan çantalar, dosyalar, kayıp spor ayakkabıları ve bulunamayan kazaklar. Dalgın ve unutkan çocuğunuzun hafızasını kuvvetlendirmesine nasıl yardım edeceksiniz? Uzmanlar unutkanlık durumunun yedi sekiz yaş çocuklarında yaygın olarak görüldüğünü,...
  • Süslü kız çocukları

    Süslü kız çocukları (5-6 yaş)

    Kızınız kendi özel giyim tarzını oluşturdu, evde minik bir modacı gibi dolaşıyor! Kızınızın özgürlüğünü bastırmadan bu gidişi nasıl dizginleyebilirsiniz? Her kadının hayalidir bir kız çocuk annesi olmak. Küçücük kız...
  • Bütün dikkatler onda olsun

    Bütün dikkatler onda olsun (3-4 yaş çocuk)

    Çoğu çocuğun ustalıkla kullandığı bir yöntemdir. Bir grubun parçası olamadığına inanan çocuk ilgi ve dikkat çekme amacıyla bu mekanizmayı kullanır. Olumsuz olan ve dikkat çeken bir çok davranış bulunmaktadır....