“Menekşe gözlü”nün ardından

Sinema dünyasının “menekşe gözlü” efsanevi yıldızı Elizabeth Taylor, 23 Mart’ta, 79 yaşındayken hayata gözlerini yumdu. Elizabeth Rosemond Taylor. 27 Şubat 1932’de. aslen Amerikalı olan ve sanat galericiliği yapan Francis...
Elizabeth Rosemond Taylor

Sinema dünyasının “menekşe gözlü” efsanevi yıldızı Elizabeth Taylor, 23 Mart’ta, 79 yaşındayken hayata gözlerini yumdu.

Elizabeth Rosemond Taylor. 27 Şubat 1932’de. aslen Amerikalı olan ve sanat galericiliği yapan Francis Lenn Taylor ile Sara Viola Warmbrodt’un ikinci çocuğu olarak, Londra’nın Hampstead semtinde dünyaya geldi.

9 yaşındayken keşfedilen Elizabeth Rosemond Taylor, ilk filmini 1942’de çekti. 1950’deElizabeth Rosemond Taylor birinci, 1952’de ise ikinci evliliğini yaptı. Bu yıllarda rol aldığı sinema filmlerinden haftada 5 bin dolardan fazla kazanan oyuncu, 22 yaşına geldiğinde başrolünü James Dean’le birlikte paylaştığı. “Giant” filmiyle büyük başarı yakaladı. Ancak film gösterime girmeden önce bir trafik kazasında hayatını kaybeden James Dean, son beyazperde eserini göremedi.

Ertesi yıl, Taylor, Oscar Ödül Töreni’nde kendisine “En iyi Kadın Oyuncu” adaylığını getirecek olan “Raintree Country” adlı filmde, Susanna Drake karakterini canlandırdı. 1957’de Taylor’ın ikinci evliliği de sona erince Michael Todd’la birlikte olduğu haberleri yayıldı. Bunları doğrulamasına, Taylor’ın evliliğinin hemen arkasından hayatlarını birleştiren çiftin mutluluğu yine kısa sürdü. Çünkü ertesi yıl Todd. trajik bir uçak kazasında hayatını kaybederek. Liz’i. dünyanın en güzel dulu unvanıyla ve kızları Elizabeth Frances’la başbaşa bıraktı. Sanatsal başarılarının yanı sıra, özel hayatıyla da gündem malzemesi haline gelen aktrisin ünü daha çok artmaya başladı. Sanatçının güzelliğinin yanı sıra, fiziksel özelliklerinin de ön plana çıkarılmaya başlandığı film olan “Cat on a HotTin Roof’, 1958’de çevrildi. 1959’da, Taylor, bir kez daha »evet« diyerek, Eddie Fisher’la hayatını birleştirdi. Nihayet “Butterfıeld 8” filmiyle Taylor’ın Oscar hayali 1960’ta gerçekleşti. 1963’te. o zamana göre astronomik sayılabilecek bir ücretle (bir milyon dolar civarında); “Cleopatra” filminde, daha sonradan beşinci evliliğini gerçekleştireceği Richard Burton’la birlikte başrol oynamayı kabul etti. Bu başarılı yapıtın ardından, Burton’la Taylor, yaşadıkları fırtınalı ve tartışmalı aşk skandalıyla gündeme geldi Çiftin yine 1963’te birlikte çevirdiği “The V.I.P.’s” filmiyle gün yüzüne çıkan ilişki, magazin medyasının o güne dek ele aldığı en tartışmalı skandallardan biriydi. Bu ilişkinin skandal olarak değerlendirilmesinin nedeni, olay ortaya çıktığında, her ikisinin de başka kişilerle evli olmasıydı. O zamanın tabloid gazeteleri Taylor’ı, ahlaksız kadın sıfatı yerine kullanılan, “Scarlet Woman” şeklinde lanse etti. Tüm bu tartışmalara rağmen Taylor, 1964’te Fisheridan boşanarak, Burton’la hayatını birleştirdi. Elizabeth’le Fisher, bir kız çocuğu evlat edinmek için gereken işlemleri başlatmışlardı. Ancak bu olayların üzerine. Burton seçtikleri kız çocuğunu Maria Burton adıyla nüfusuna geçirdi.

1966 yılına kadar birçok filmde daha boy gösteren ünlü aktrisin sergilediği performanslar, yeteneğine oranla zayıf kaldı. Ancak. 1966’daki “Who’s Afraid of Virginia Wolf filmindeki Martha rolüyle eski formuna kavuştu. Bu film, ikinci Oscar’ı da getirmişti.

Popüler oyuncunun sonraki filmleri, ne yazık ki beklenen başarıları yakalayamadı. 1968’deki “Doctor Faustus”, facia olarak değerlendirildi ve aynı yıl çevirdiği “Boom!” filminin hasılatı ise maliyetinin altında kaldı.

1973’te eşi Richard Burton’la birlikte. “Divorce His – Divorce Hers” adlı televizyon filmini yaptı. Ardından 1992’ye kadar pembe dizilerde rol aldı. 1992’de Academy of Motion Picture Arts and Sciences kuruluşu tarafından, sosyal projelerdeki etkinliği nedeniyle, Jean Hersholt Hayırseverlik Ödülü’ne layık görüldü. Ertesi yıl. AFI Hayat Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi oldu.

Taylor’ın son sinema filmi, 1994’te çekilen “The Flintstones” oldu. 1997’de Şubat ayında, beyin tümörü teşhisiyle hastaneye kaldırılan ünlü aktris, başarılı bir ameliyat geçirerek sağlığına yeniden kavuştu. 2001 ‘deki “These Old Broads” adlı televizyon filminden sonra herhangi bir çalışmada yer almadı. Yine 2001’de ünlü aktris. ABD Başkanı Bili Cllnton’ın talebiyle Vatandaşlık Madalyası’nın sahibi oldu.

2004 yılında, konjestiyonik kalp yetmezliği olduğu açıklamasını yapan ünlü sinema sanatçısı. 23 Mart 2011’e kadar hayatını tekerlekli sandalyede sürdürdü. Elizabeth Taylor, sanatsal başarılarının yanı sıra, birçok hümanist projede de yer almaya özen gösteren “menekşe gözlü” aktris, her zaman sinema dünyasına damgasını vuran isimlerden biri oldu

image_pdfPDFimage_printYazdır
Kategoriler
Sinema

Benzer Konular

  • Neill-Blomkamp’ın-yeni-projesi-‘Elysium’

    Elysium

    Düşük bütçeli ‘District 9’ ile tanınan yönetmen Neill Blomkamp’ın yeni projesi ‘Elysium’ yine uzak bir gelecekte geçen ama bu kez ünlü oyuncuları, şahane çekimleri ve yüksek bütçesiyle dikkat çeken...
  • Fantastik Bir Dünyada Yaşıyoruz Netekim

    Fantastik Bir Dünyada Yaşıyoruz Netekim!

    Son aylarda yaşananlara bakıp da “Neler oluyor yahu?” demeyin. İşte size büyük devlet sırrı ve asıl vizyon belgemiz: Philip K. Dick’ten ‘Azınlık Raporu’. Bu yazıya iki alıntıyla başlamak lazım…...
  • Derviş Zaim Türk Sinema Yönetmeni

    Yönetmenlerimizin Gözünden Gelecek Tasvirleri…

    En büyük problemimiz ‘büyük ağ’ Durul Taylan: Sinemamızın geleceğiyle ilgili ahkâm kesmek istemiyorum, sadece bu konuyla ilgili pozitif ve negatif hislerim var. Çeşitlilik çok arttı, sinemayla ilgili yeni fikirler...
  • Şener Şen ve Uğur Yücel Sinema Filmi Resim

    Önümüzdeki Bobinlere Bakarken!

    Sinemamızın yakın ve uzak geleceği 80’lerde kafa karışıklığı yaşayan, 90’larla birlikte kendi çizgisini bulan sinemamız, yoluna emin adımlarla devam ediyor. Şimdiki zamanın problemi, yaratıcılık değil özellikle ‘bağımsız’ karakterli filmleri...