Karşınızda Geleceğin Elbisesi

Arzu Kaprol 15 yıldır kendi markası için tasarım yapan, uluslararası bir modacı. Tamer Yılmaz’ın mesleki deneyimi 38 yılı geçti. Kafa kafaya verip, bizim için geleceğin elbisesini yaratıp, fotoğrafladılar. Bu...
Serenay Sarıkaya Geleceğin Seksi Elbisesi Resim_1

Arzu Kaprol 15 yıldır kendi markası için tasarım yapan, uluslararası bir modacı.

Tamer Yılmaz’ın mesleki deneyimi 38 yılı geçti. Kafa kafaya verip, bizim için geleceğin elbisesini yaratıp, fotoğrafladılar. Bu deneysel projenin yüzü ise ‘geleceğin yüzü’ diye tanımladıkları Serenay Sarıkaya oldu.

Karşınızda Geleceğin Elbisesi

Geleceğe dair bize en büyük tehdit, bizim bu coğrafyada alışık olduğumuz ve dünyanın hiç alışık olmadığı bu güvenlik endişesi. Bu yüzden daha korunaklı olan koza evler kıyafetin formuna ilham verdi.

65’inci yılın moda gazetesinin kapağını tasarlarken geleceğin elbisesi üzerinde yoğunlaşmaya karar verdik. Böylece Türkiye’de modanın vizyonunu, tasarımın varacağı noktaları tahmin edebilir, üzerinde tartışabilirdik. Görev kolay değildi. Sıfırdan elbise ya da elbiseler tasarlanacak, geleceğe gönderme yapılacak ve ortaya çıkan tasarım usta bir moda fotoğrafçısı tarafından fotoğraflanacaktı. Manken de çok önemliydi, saç ve makyaj da. Arzu Kaprol ve Tamer Yılmaz’ın kapısını çaldım. Projenin ilk toplantısı sırasında tasarımın rengine, çekim mekânına ve mankenin kim olacağına karar verdik. Ve inanılması güç ama her şey karar verdiğimiz gibi oldu, tıkır tıkır işledi.

Gelecek, zamansızlık demek Arzu Kaprol

“Benim tasarım anlayışıma göre geleceğin elbisesi zamanlar üstü bir tasarımda olmalıydı. Bugün de, beş sene önce de veya 20 sene sonra da güncel. Zamanla eskimeyen türden. Gelecek benim için zamansızlık demek önce. Sonra akıllı kumaşlar demek. İncecik bir dokuya sahip olmalı; sıcakta serin, soğukta sıcak tutmalı. Ben de böyle bir tasarım yarattım. Gelecekte alışveriş anlayışımız da değişecek. Hepimiz ‘akıllı gardıroplar’ kullanacağız. Gardıroplarımız online alışveriş alışkanlıklarımıza göre kendi kendini yenileyecek. Eve bir geleceğiz, dolabımız siparişi vermiş, tam da zevkimize ve ihtiyacımıza göre bir tasarım askıda bizi bekliyor. Hayal gibi ama bu sistem dolabımızdaki eskimeyi tespit edip revize ediyor. Yıpranmayı renk solmasını ölçüyor. Bir diğer hayal ise kıyafet print sistemi. Tasarımı beğeniyoruz, beden ölçülerimizi giriyoruz ve elbisemizi print eder gibi basıyoruz. Bu da yakında gerçek olacak.

Serenay Sarıkaya Geleceğin Seksi Elbisesi Bacak Resim_1Serenay Sarıkaya Geleceğin Seksi Elbisesi Resim_1

Ten keyfinin kâhyası kumaşlar olacak Tamer Yılmaz

Gelecek deyince benim aklıma zamanın ihtiyaçlarını karşılayabilecek tüm ihtiyaçlarımızı giderecek fonksiyonel elbiseler geliyor. Telefonların toplu iğne büyüklüğünde olacağına eminim. Ben 1970’lerde Ankara’da evdeki telefonun kablosunu torpidoya bağlayıp “Arabada telefon var” numarası yapardım. Konuşurken yandan geçenler çok şaşırıyordu. Ben de ciddi ciddi konuşup kapatıyordum. O zaman araba telefonu dünyanın hiçbir yerinde yoktu. Ama aradan 10 yıl geçti, icat edildi. O yüzden gelecekte üzerinde tuşlar barındıran , bastığımızda ihtiyaçlarımızı giren elbiselerin olması da hayal değil. Arzu’nun dediği gibi tasarımı zamansız olacak, kumaşlar ise tenimizin keyfine göre. Bir de ayakkabıcıların çok değişeceğini düşünüyorum. Hayalim şu: Ayağını ekrana koyuyorsun ve çat! Senin ayak kalıbına göre ayakkabı alıp çıkıyorsun mağazadan.

Serenay Sarıkaya Geleceğin Seksi Elbisesi_2Serenay Sarıkaya Geleceğin Seksi Elbisesi_1

Türkiye’de moda dünyasında 65 yıl nasıl geçti?

Arzu Kaprol: Dünya tekstil endüstrisinin gelişmesiyle paralel bir durum bu. Hem üretim teknikleri hem de malzeme alternatiflerinin çoğalmasıyla birlikte bütün dünyada renklilik çoğaldı. Eskiden ‘yıl modası’ olarak bahsettiğimiz bir şey vardı, sezonun rengi vardı. Mesela artık böyle bir şey yok. Çok renklilik var. Aynı anda hem çok şey moda hem de hiçbir şey moda değil. Modasızlık moda. Modanın bireyselleştiği bir yere doğru geldik, daha da bireysel bir yere gideceğiz. Her şey kişiye özel. Bu yüzden Türkiye dünyanın önünde ya da gerisinde değil. Aynı anda teknolojik tüm gelişmelerin ve iletişimin çok yoğun olduğu ama tüm performans kıyafetlerinin de moda anlamındaki uygulamalarının geliştiği bir dönemdeyiz. Bu da devam edecek.

Tamer Yılmaz: Bana sorarsan Türkiye’deki moda gelişimi 1990’ların başında başlar. Arzu Kaprol’lerle, Bahar Korçan’larla, Hakan Yıldırım’larla… Tasarım anlayışındaki ilk atak orada oldu. 20 yıllık bir meseledir bu. 20 yıl öncesinde iyi terziler vardı. Dünyaya ayak uydurabilen değil de kendi hallerinde uygulamayı iyi yapan adamlardı. Zanaat ve ustaların dönemiydi. Fakat 90’lı yılların başlarında Türkiye’de Marie Claire, Cosmopolitan gibi moda dergileri girmeye başladı. Ondan sonra moda fotoğrafı, styling gibi konular ciddiyet kazandı. Biz de tasarımcılarla birlikte yükseldik. Beraber yürüdük biz bu yollarda… Moda fotoğrafına başladığımızda gerçekten üç kişi beş kişiydik. Şimdi sektör gittikçe gelişti. En önemli gelişim şu an Instagram ve akıllı telefonlar yüzünden oldu. Hiç yadırganmasın çok önemli moda fotoğrafları çıkacak. Teknoloji değişecek, herkes temelde benzer fotoğraflar çekebilecek ama iyi gözlere ihtiyaç olacak.

İlham kaynağı koza

Arzu Kaprol: Kırmızı, frekans olarak en güçlü renk. Bir gün uzaya bir ses gönderildiği gibi bir imaj gönderilse bunu kırmızı ile göndermeyi tercih ederdim. Bu yüzden kırmızının o iddiası sadece bizim gördüğümüz göz olarak değil güç olarak ifade ediyor. Bir kere heyecan verici. Geleceği hayal ettiğimde vücudu koruyan bir elbise tasarladım. Bu da gittikçe artan güvenlik anlayışımızın bir sonucu. Geleceğe dair bize en büyük tehdit, bizim bu coğrafyada alışık olduğumuz ve dünyanın hiç alışık olmadığı bu güvenlik endişesi. Bu yüzden daha korunaklı olan koza evler kıyafetin formuna ilham verdi.

Tamer Yılmaz: Ben minarelerin ve kubbelerin sanki dünya dışı olan bir yaşamdan geldiğine inanıyorum. Uzaylılar yapmış gibi. Bu durup dururken ortaya çıkmış bir form olamaz. Bu konuya bir gönderme olarak burada çekmek istedim. Bu kubbelerin zamanı yok bence. Hangi oturduğumuz ev yüzlerce yıldır formunu kaybetmeden ayakta ki! Bir de madem gelecekten söz ediyoruz geçmişimizin kalbinde geleceğe bakmak istedim. Sultanahmet’ten daha merkez bir yer olamaz. Ayasofya Hamamı, Mimar Sinan gerçekten büyülü bir çekim oldu.

Serenay geleceğin yüzü

Arzu Kaprol: Kumral ve açık tenli olmasını istedik ama Serenay’ın melez bir havası da var. Yani tip olarak gelecekte de görmeye devam edeceğimiz bir tipi var. Ne çok geçmiş, ne eski, ne de güzellik anlayışı olarak eskiyecek bir model.

Tamer Yılmaz: Bu işte çalışabilir olmak çok önemliydi. Kubbede çekim yapmaya uygun bir model. Dışarıdan bakanlar rahat zannedebilir ama gerçekten çok zorlayıcı bir zemin kubbe. Rahat gibi duruyor ama düşme tehlikesi hayli fazlaydı.

image_pdfPDFimage_printYazdır
Kategoriler
Moda

Benzer Konular

  • Geleceğin kumaşı üç boyutlu leke tutmayan ekolojik dokular 2

    Kumaşlarınız ‘akıllı’ olacak

    Ekolojik bilinç, sağlıklı beslenmeyle hayatımıza girdi. Organik tanımıyla da öyle tanıştık. Sonra süratle moda endüstrisi de sahip çıktı bu kelimeye. Zincir mağazalarda organik tarımla üretilmiş tasarımlar görüyor, tasarımcılardan ‘sürdürebilir...
  • Erkek modası 5

    Erkek modasında devrim zamanı

    Erkek modası fazla değişmez, aynı kalır teorisine ağır darbe. Beş yıl içinde takım elbiseler tansiyon ölçecek, toplantı saatini hatırlatacak, e- mail atacak Bir ceketten ne beklenir? Modayı yakalayıp, şık...
  • YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 6

    Bir Zamanlar Hepsi

    Evlerde buzdolabının olmadığı, kıyafete mintan denildiği zamanlardan bir tıkla istediğimiz tasarımı internet üzerinden satın alabildiğimiz zamanlara geldik. İşte Türkiye’nin 65 yıllık moda yolculuğu. “50’li yıllarda dükkânlara Avrupa’dan malzemeler gelirdi....
  • Yeni malzemelerle fiyatlar düşecek

    2025’te neler takacağız?

    Tüm vücudu saran mücevherler takanın üzerinde biçim değiştirecek. Küpeler telefona, saatler ışınlama cihazına dönüşecek. Ayakkabılar ise cinsiyet ayrımını yok edecek. Türkiye’nin en önemli aksesuvar tasarımcıları, gelecekte neler takacağımızı öngördü....