Bir Zamanlar Hepsi

Evlerde buzdolabının olmadığı, kıyafete mintan denildiği zamanlardan bir tıkla istediğimiz tasarımı internet üzerinden satın alabildiğimiz zamanlara geldik. İşte Türkiye’nin 65 yıllık moda yolculuğu. “50’li yıllarda dükkânlara Avrupa’dan malzemeler gelirdi....
YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 6

Evlerde buzdolabının olmadığı, kıyafete mintan denildiği zamanlardan bir tıkla istediğimiz tasarımı internet üzerinden satın alabildiğimiz zamanlara geldik. İşte Türkiye’nin 65 yıllık moda yolculuğu.

“50’li yıllarda dükkânlara Avrupa’dan malzemeler gelirdi. Danteller, en güzel şapkalar…. Sanki Paris’teydik. Şimdi yok öyle…”

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli Atatürk Moda

Fethi Ağralı, YKM mağazalarının kurucusu. 65 yıl öncesinin Türkiyesini şöyle anlatıyor. “O zamanlar, Türkiye daha gömleği lüks biliyordu. Mintan giyerdik ve giydiğimiz gömleklerin yedek yakasını da alırdık. Yakası eskidiği zaman yedeği takılırdı veya ters yüz edilirdi. O devirde insanların ihtiyaçları mazbuttu, mazbut şeyler giyinirdi. Bir de daha lüks kumaşlar satan Lion vardı. Hazır giyim yoktu. Terziye diktirilirdi.

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 1

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 2

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 3

Yazar ve psikolog Gündüz Vassaf şöyle devam ediyor: 65 yıl önce Ankara’da buzdolabımız yoktu. Hatırlıyorum ki babam milletvekili, ona rağmen. Yani buzdolabı çok pahalı… Milletvekili maaşıyla bile babam buzdolabı alamamıştı. Komşumuz Perihan Çemberli profesördü, bazı şeyleri onun buzdolabında saklardık.

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 4

1950’li yılların ortalarında tek tük de olsa uluslararası moda dergileri yurda girmeye başladı. Onları karıştırmak, Christian Dior’un yeni moda elbiselerini sergileyen modellerin fotoğraflarını elden ele dolaştırmak pek bir popülerdi.

Bütün kadınların ortak rüyası ipek çorabın yerini naylon çorap almıştı artık…

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 5

Burnu açık, yüksek topuklu ayakkabılar giyilmekteydi. Ecnebilere benzemek, evde ve dışarıda güzel gözükmek, zamane insanı olmak… Kitaplar, dergiler, radyo programları, duruş, davranış öğütleri verirlerdi.

‘Adabımuaşeret’ her konunun öznesiydi. Giyinmenin, konuşmanın, selamlaşmanın, sofranın… Marshall yardımı yıllarıydı. Süttozu ve amerikan peyniriyle hatırladığımız yıllar…

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 6

1950’li yıllar kadının ve erkeğin eskisine benzemeyen bir dünya için biçimlendiği ve başka umutların yeşerdiği bir zaman parçasıydı. Artık savaş olmayacaktı… Ve zarafet yıllarıydı. Bu, giyim kuşamdan insan ilişkilerine kadar kendini gösteriyordu sanki…

YKM’nin 60. kuruluş yıldönümü dolayısıyla hazırladığı Moda Tarihi Belgeseli 7

Başlangıçta her şeyde sadelik hâkimdi ama naylon ve orlon, doğal kumaşları uzun bir süre hayatımızdan çıkaracaktı. Kadınlar, güzel gözükmek için bütün sıkıntılara katlanmalıydılar.

Dior’un sivri topukları

Dönemin ünlü korsecisi İlya Avramoğlu anlatıyor: “O dönemde korse lastikleri olmadığı için korseler genellikle kalın kumaştan yapılırmış. Vücuda uygun ısmarlama şeklinde…. Vücut bedeninden daha küçük yapılırdı ve iplerle sıkıştırılırdı.”

Perma saçlar, pileli etekler yeni yeni modadır. Ve Dior’un sivri topuklu ayakkabıları, Pierre Cardin’in balo elbiseleri… Günseli Başar’ın Avrupa güzeli olması (1952) sanki kadınlara, bir özgüven işareti olmuştu. Ama işte, Marilyn Monroe’nun bizimle yaşamaya başladığı yıllardır artık. Erkekler tweed ceket edinme peşindeydi. Kol düğmeleri, kravat iğneleri… Mahalle gençleri deri ceket ve tişört hayalleriyle Marlon Brando’dan söz ederler, akşamları evde fasıl dinlenir, bir de adı yeni yeni duyulmaya başlayan Zeki Müren… Gençler ‘pikapta’ çalınan Elvis Presley’in (1954) şarkılarının peşindeydi. Rock&Roll dünyayı kasıp kavurmaya başlamak üzereydi. Şapka önemli bir aksesuvardır. Öyle ki kutularda saklanır, tüllüleri makbuldür. Ünlü şapkacı Katia Kiracı anlatıyor: “Hem abiye şapka giyerlerdi hem de böyle günlük tayyörle, fötr şapka takarlardı. Mesela tiyatroya gittikleri zaman şapkasız gitmezlerdi. Çok güzel dükkânlar vardı. Avrupa’dan malzemeler gelirdi. Danteller, en güzel şapkacılar… Yani sanki Paris’teydin. Hele pazar günü çıktığın zaman en güzel giyinen kişiler; çıkıyorduk bakalım o ne giyiyor bu ne giyiyor. Yani modayı takip ediyorduk.

image_pdfPDFimage_printYazdır
Kategoriler
Moda

Benzer Konular

  • Geleceğin kumaşı üç boyutlu leke tutmayan ekolojik dokular 2

    Kumaşlarınız ‘akıllı’ olacak

    Ekolojik bilinç, sağlıklı beslenmeyle hayatımıza girdi. Organik tanımıyla da öyle tanıştık. Sonra süratle moda endüstrisi de sahip çıktı bu kelimeye. Zincir mağazalarda organik tarımla üretilmiş tasarımlar görüyor, tasarımcılardan ‘sürdürebilir...
  • Erkek modası 5

    Erkek modasında devrim zamanı

    Erkek modası fazla değişmez, aynı kalır teorisine ağır darbe. Beş yıl içinde takım elbiseler tansiyon ölçecek, toplantı saatini hatırlatacak, e- mail atacak Bir ceketten ne beklenir? Modayı yakalayıp, şık...
  • Serenay Sarıkaya Geleceğin Seksi Elbisesi Resim_1

    Karşınızda Geleceğin Elbisesi

    Arzu Kaprol 15 yıldır kendi markası için tasarım yapan, uluslararası bir modacı. Tamer Yılmaz’ın mesleki deneyimi 38 yılı geçti. Kafa kafaya verip, bizim için geleceğin elbisesini yaratıp, fotoğrafladılar. Bu...
  • Yeni malzemelerle fiyatlar düşecek

    2025’te neler takacağız?

    Tüm vücudu saran mücevherler takanın üzerinde biçim değiştirecek. Küpeler telefona, saatler ışınlama cihazına dönüşecek. Ayakkabılar ise cinsiyet ayrımını yok edecek. Türkiye’nin en önemli aksesuvar tasarımcıları, gelecekte neler takacağımızı öngördü....